|
Bir resmi, insanlar
tarafından tasarlanmış olan uluslararası hukukun, insanları birçok bakımdan
kendi doğal haklarından kesmiş olduğu dikkate alındığı taktirde, doğal insan
haklarını hazırlama, formüle etme ile insanlara haklarını tekrar geri
kazandırma zamanı gelmiştir.
Hukuk, bugün 2010
yılında, insanları köle haline getirdi ve haksız bir şekilde ve bir çok
alanda özgürlüğünden yoksun etti.Bu eski hukuk sisteminde ''hukuk'' kelimesi
kurumsal bir şiddet ifadesi olarak algılanıyor ve ayrılacılıklı kişilerden
yönlendirilen, hayali bir hukuk insanına, yasa insanına, hizmet ediyor
olduğu için daha büyük bir insan grubuna sahip. Yani ''hukuk'' kelimesinin
doğal insan hakları adına yeniden tanımlanması gerekir. Daha sonra hukuk,
bir insanın zihinsel kapasitesine göre, doğal bir hak haline gelecektir ve
doğa yasalarına göre garanti edilecektir. Bu hak, temelde her zamankinden
daha kurumsal bir boyutta olan resmi yasasıdır. 'Hak' kelimesi bu nedenle bu
doğal insanla hakları altında zaten doğal bir garanti içerir.
Bu doğal insan
hakları için en yüksek ve tek ölçek, doğa yasaları ve hayatın kendi yaratıcı
gücüdür. Bu yazılı olan insan hakları ile yeni bir kalite için tohumlar
ekiliyor ve buda barışcıl bir birliktelik için yeni kuralların temeli
olacaktır. Yazılı olan doğal insan haklarının, insanları tarihin karanlık
çağlarını hatırlatmasını ve insanların akıllarının başına gelmesini ve bu
övgüyü taşıyan insanların, bu dünyanın ve içinde yaşayan varlıkların tüm
silahların sustukları ve sonsuza dek yok oldukları günü yaşayıp görmesini
temenni ediyoruz.
Bu önsöz doğal insan
haklarının normatif bir parçasıdır.
Madde 1
Her insan doğasının
ayrılmaz bir parçası ve aynı zamanda yaşamın kendisinin yaratıcı gücüdür.
Madde 2
Her insan kendini
bedenen ve eserleri ile ifade eden manevi bir varlıktır.
Madde 3
Her insan eşsiz ve
bir diğerinden farklıdır.
Madde 4
Her insan doğal
insan haklarını taşır ve ayrılmaz bir biçimde bağlantılıdır.
Madde 5
Her insanın doğal
hakları yaşamak, yaşama alanı, gıda ve kendini özgürce ifade edebilmektir.
Madde 6
Her insan,
başkalarına zarar vermediği sürece, her istediğini yapmakta serbesttir.
Madde 7
Her insan, başka
insanların haklarını rencide etmediği sürece, özgür ve istediği bir şekilde
tüm dünyada hareket etmekte serbesttir.
Madde 8
Her insan nerede
yaşadığına, kimler ile ve istediği gruplarla karar vermekte serbesttir.
Madde 9
Her insan bütünlük
hakkına sahiptir.
Madde 10
Her insana cinsi,
ten rengi, dini inancı gibi farklılıklardan bağımsız bir şekilde her adalete
karşı aynı şekilde muamele edilmelidir.
Madde 11
Bir insan, bir gruba
bağlı olursa eğer, davranışlarını o gruba yararlı olacak bir şekil
vermelidir ve her insan bir grubu istediği zaman terk edebilmelidir.
Madde 12
Bir grup istemediği
kişileri grubtan çıkarma hakkına sahiptir, eğer bu kişi artık kabul
edilemiyorsa. Bu grubun bunu çok iyi düşünüp o kişiye bunu bildirmesi
gerekiyor.
Madde 13
Bir grup, bir insanı
ya da başka bir grubu dahil etme hakkına sahiptir. Belirli, hayati tehlikesi
olan durumlarda grubun yararı için dahil etme mecburiyeti vardır, ama
belirli bir zaman içinde olabilir ve doğal insan haklarını kırmama şartı ile.
Madde 14
Her grup kendi
içinde ve grup dışında olan meselelere kendi şekil verebilir. Dışarıdan
gelen meselelerde diğer insanlar ve gruplar dikkate alınmalıdır. Doğal insan
hakları kırılmamalıdır.
Madde 15
Her grup başka
gruplarla bir olma ya da uzak durma hakkına sahiptir.
Madde 16
Her grup ve insan,
her türlü saldırıya karşı kendini savunma hakkına sahiptir. Hasar, zarar ve
yaralama gibi şeyleri önlemek ve küçültmek gerekir. Şiddet en son çaredir.
Madde 17
Her insan doğal
insan haklarını taşır ve ayrılmaz bir biçimde bağlantılıdır. eğer kendi
isteği ile kendini bir grubun resmi adaletine tabi kılarsa, bu bağımlılık
doğal insan haklarının bi kısmını kısıtlasada kalıcı olur.
Madde 18
Yasa ve
yönetmelikler şeklinde olan resmi adalet gruplar ve ihtiyaçları içindir ve
doğal insan hakları ile rakiptirler. Resmi adalet grubu ve bireysel doğal
insan hakları olab bir grubu ile kıyaslanabilir. Örnek olarak yaşayan her
organizma kullanılabilir. Bu birliktelik, farklı ihtiyaçları göz önünde
bulundurarak ve şiddet kullanılmadan sürdürülmelidir.
Madde 19
Insanlar, unsur ve
yaratılış kaynağı olduğu için, genel olarak dünyanın bütün kaynaklarının
sahibidir. Yalnız sadece yaşamak için ihtiyacı olduğu kadarını
sahiplenebilir. Bu, değişik bir durum olmadıüı sürece, gruplar içinde
geçerlidir.
Madde 20
Kaynaklarının
sınırlı olduğu mal ve mülkte herkesin ihtiyacı kadar kullanması zorunludur.
Bazı yerlerde bu yüzden paylaşmak ve birlikte kullanmak zorunludur.
Madde 21
Doğal kaynaklara
muhasebe ya da mali değerlerle bağlanılmamalıdır, dolayısıyla sellable
değildir.
Doğal kaynakların
kullanımı dikkatli yapılmalıdır, doğa ve insanlık için makul saygı ile
kullanılmalıdır.
Madde 22
Bu ilani tanımlayan
insanlar ve gruplar tarafından bir tarafsız kurum oluşturmalıdır ve bu kurum
doğal insan haklarını güvenli bir şekilde bildirimleri ve belgeleri tutup
gerekli tüm görevlerini yerine getirmelidir.
Bu kurum gerekli
açıklamalar ilede sorumludur.
Ayrıca bu kurum
doğal insan hakları ile ilgili tüm sorular ve danışmalardan sorumludur.
Kurumun dizaynı
kurucu tüzük çerçevesinde, tüm kabul eden insanların ve grupların katılımı
ile yapılmalıdır.
Madde 23
Bu ilana her doğal
ve tüzel kişiler, yazılı bir tanıma sertifikası ile katılabilir.
Bu ilanı emanete
alacak olan luslararası bir komisyon yapılana kadar, tanıma sertifikaları
''Der runde Tisch Berlin''de dosyalanıp depolanacaktır.
Bu dosyalama doğal
ve tüzel kişilere yazılı bir tebliğ ile doğrulanacaktır.
Katılacak olan doğal
ve tüzel kişilerin içinde bulunduğu geçerli bir liste dünya ağında
yayınlanacaktır. Yaratma maliyeti ve nakliye masrafları karşılandığı
taktirde yazılı olarak talep edilebilecektir.
Katılım, tanıtım
sertifikasının dosyalandığı günden 30 gün sonra etkinleşecektir.
Bu tanıtım yazılı
bir tebliğ ile iptal edilebilecektir. Iptal, yazılı tebliğin dosyalandığı
günden 365 gün sonra etkinleşecektir.
Bu ilan 20.03.2010
tarihinde ''Der runde Tisch Berlin''de dosyalanmıştır.
|